- Ben neden sevilmiyorum?
- Ben neden doğdum?
- Ben neden bu kadar çirkinim?
- Ben neden dışlanıyorum?
- Ben neden mutsuzum?
Gün geçmiyor ki aklımızdan içimizden hangi yaş grubunda olursak olalım bu sorular geçmesin. Hayatın yoruculuğu karmaşık ve anlamlandırılamayan yaşamsal döngü hayatı yaşamaktan çok sorgulamaya sürüklüyor. Sorgulamanın boyutu değiştikçe de yaşamın keyifli yanları kaybolup en tahammül edilmeis zor hatta kişiyi tamamen karmaşaya sürükleyen tarafları ortaya çıkıyor.
Kişiler ergenlikte sorgulamaya başladığında bu süreçle başa çıkamadıklarında profesyonel destek almadıklarında; madde kullanımı, intihara teşebbüs gibi patolojik sorunlar ortaya çıkarken, evli çiftlerde kronik mutsuzluk, hiçlik ve kopuş gibi durumlar olarak kendini gösterebiliyor.
Bireylerin aile dinamikleri de kuvvetli değilse; örneğin ergenlik dönemindeki bir genç aile içinde kendine yer bulmakta güçlük çekiyorsa hem ebeveynlerinden uzaklaşarak hem de arkadaş çevresinin etkisinde kalarak bir süre sonra kendi kişiliğinden uzaklaşıyor. Kendilik bilincini yitiren bir genç için ise bir başka deyişle hayatı yaşamanın ne olduğunu bilmeyen bir genç için ise soruların çeşitliliği artıyor ve çözümsüzlükte kilitleniyor hayat.
Çünkü unutulmamalıdır ki insanlar yaşadıkları etkileşimlere takılırlar ve o etkileşimlerle kişilik ve karakterlerini şekillendirirler. Ergenlik dönemindeki bir genç için birincil etkileşim aile, ikincil ise arkadaş çevresidir. Sorgulamaya başlayan bir genç için hemen ailesi tarafından makul ölçüde ikna yöntemini gidilmeli, eğer bunda güçlük çekiliyor ve etkili olunmayacağı düşünüyorsa aile bireylerinden sözüne güvenilen birinden destek alınmalı bu da yeterli gelmiyorsa profesyonel bir desteğe başvurulmalıdır.
Yetişkinlerde ise bu sorulara eşlik eden en önemli etken tükenmişlik sendromudur. Tükenmişlik aşırı ve uzun süreli stresin neden olduğu duygusal, fiziksel ve zihinsel bir bitkinlik halidir . Kendinizi bunalmış, duygusal olarak tükenmiş ve sürekli talepleri karşılayamayacak durumda hissettiğinizde ortaya çıkar. Stres devam ettikçe, başta belli bir rolü üstlenmenize neden olan ilgi ve motivasyonunuzu kaybetmeye başlarız.
Tükenmişlik üretkenliği azaltır ve enerjinizi tüketerek kendinizi giderek daha çaresiz, umutsuz, alaycı ve küskün hissetmenize neden olur. Sonunda, verecek başka bir şeyin kalmadığı hissedilebilir.
Tükenmişliğin olumsuz etkileri, ev, iş ve sosyal yaşam dahil olmak üzere hayatın her alanına yayılır. Tükenmişlik, vücudunuzda sizi soğuk algınlığı ve grip gibi hastalıklara karşı savunmasız hale getiren uzun vadeli değişikliklere de neden olabilir. Pek çok sonucu nedeniyle, tükenmişlikle hemen başa çıkmak önemlidir.
- Gençlerde ve yetişkinlerde ortak gözlemlenen duygu dalgalanmaları, her günün kötü bir gün olduğu düşüncesi
- İşi veya ev hayatınızı önemsemek, tamamen enerji israfı gibi görünmesi
- Her zaman yorgunluk hissi
- Günün çoğu, zihni uyuşturacak kadar sıkıcı veya bunaltıcı bulunan görevlerle harcanması tükenmişliğin temel semptomlarıdır.
Bu anlamda kendi kendinizde hissettiğiniz bu sonuçsuz ve zor süreç boyunca sormak sorgulamak gayet normal olarak karşılanabilir. Kendi kendinize başa çıkamadığınız noktada ise destek almalı size yardımcı olmamıza müsaade etmelisiniz.