Dissosiyatif Kimlik Bozukluğu Hastalarında Alter Kişilikler
12 Nisan 2023
Dissosiyatif Kimlik Bozukluğu Hastalarında Alter Kişilikler
OKUNMA : 313

Dissosiyatif Kimlik Bozukluğu Hastalarında Alter Kişilikler

Genel olarak çoklu kişilik bozukluğu olan hastalarda 10'un üzerinde kişilik ya da kişilik uzantısı bulunur. Genelde bu kişiliklerin her biri birbirinden farklı özellikler barındırır. Her bir alter kişiliğin ilgi alanı, hastalıkları, hoşlandıkları yemekler v.b. birbirinden farklıdır. Ayrıca bu kişiliklerin üstlendikleri belirli roller bulunur. Asıl kişiliğe düşman olan, bunun tam zıddı ona yardımcı olmaya çalışan, çocuk yaşlarda olan, karşı cinsten olan alter kişilikler hemen hemen her disosiyatif kimlik bozukluğu hastasında yer alır. Hastaya düşman olan alter kişilikler agresif eğilimler gösterirler. Bu özellikleri ile hastayı koruyan bir işleve sahip olurlar. Bununla birlikte hastanın yaşadığı taravmatik sırları, diğer alter kişilikleri insanlara anlatmasının önüne geçerler.

Çocuk yaşlarda olan alter kişilikler ise genellikle geçmişte yaşarlar. Çocukluklarında kalmışlardır. Çocukluklarında yaşadıkları travmatik olay ve yaşantıların hala sürdüğünü zannederler. Bu yüzden sürekli korku içinde olabilirler. Çoklu kişilik bozukluğu hastalarında intihara eğilimli alter kişilikler de bulunur. Hastaların kendilerini kesme, saçlarını yolma, jilet atma, başarını bir yerlere vurma gibi kendilerine zarar verici davranışlar sergilemelerinde, intihara eğilimli ya da düşman alter kişiliklerin rolü vardır. 

Dissosiyatif Kimlik Bozukluğu ( Çoklu Kişilik Bozukluğu ) Nedenleri Nelerdir?

Çoklu kişilik bozukluğu hastalığının altında yatan neden dissosiyasyon düzeneğidir. Kopma, ayrışma manasına gelen dissosiyasyon kavramı, bağ kurmanın yani assosiyasyon kavramının tam zıddıdır. Disosiyatif düzenekstres yaratan durumlar veya kişinin iç dünyasından kaynaklanan endişe verici uyaranlara karşı savunmaya geçen ve ruhsal dengenin devam etmesini sağlayan çeşitli savunma düzeneklerinden sadece bir tanesidir. Bununla birlikte bu savunma düzeneği devamlı olarak ağır bir şekilde kullanıldığında bazı semptomlara sebebiyet verir. Sosyal hayatta belirli bir ölçüde görülebilen disosiyatif olaylar, sık ve ağır bir şekilde tekrar etmeye başladığında disosiyatif bozukluktan söz edilir.

Yapılan klinik çalışmalar hastaların çocukluk döneminde yaşadığı travmatik olayların, erişkinlikte karşılarına çıkan disosiyatif bozuklukların temel nedeni olduğunu göstermektedir. Disosiyatif düzenek ilk olarak çocuğun yaşadığı travmatik olaylarla başa çıkma çabası bağlamında kullanılır. Fakat bu düzenek zamanla patolojik bir hal alır. Yaşadığı ruhsal travma karşısında bir çıkış kapısı bulamayan çocuk "bu yaşananlar bana değil bir başka kişiye yapılıyor”, "bunları ben yaşamıyorum” şeklinde düşünerek ruhsal dengesini korumaya çalışır. Ancak yaşanan travmalar çok ağır, sürekli tekrarlayan ve daha da kötüsü çocuğun şefkatine gereksinim duyduğu aile bireylerinden kaynaklanıyorsa, bu savunma zamanla yerleşir.

Çocuk disosiyatif savunma ile yaşadığı travmatik olayın etkisinden kaçarken, başa çıkılması ve çözülmesi gereken ruhsal durumu başka bir perspektif ile çözmek ve dengelemek üzere erteler. Bu şekilde kontrolün elinden kaçtığı duygusunun da önüne geçer. Çok önemli bir bölümü doğrulanan klinik vakalarda, disosyal kişilik bozukluğu hastalarının yaklaşık yüzde 90’ı çocukluk döneminde yaşadığı istismar ya da ihmal olayları bildirmektedir.

Dissosiyatif Kimlik Bozukluğu ( Çoklu Kişilik Bozukluğu ) Görülme Sıklığı

Dissosiyatif kimlik bozukluğu hastalığının görülme sıklığı şizofreni hastalığı ile hemen hemen aynıdır ve bu oran yaklaşık yüzde 1’dir. Hastalık, bu görülme sıklığı oranı ile önemli bir halk sağlığı problemi olarak karşımıza çıkmaktadır.  Bununla birlikte çoklu kişilik bozukluğu tanı ölçütlerini tam olarak sağlamayan fakat aynı ruhsal bozukluğun daha hafif bir versiyonu olarak karşımıza çıkan atipik dissosiyasyon vakaları, yukarıda belirtilen orandan yaklaşık beş kat daha fazla görülmektedir. Bunların dışında depersonalizasyon vakaları da görülmektedir. Depersonalizasyon ise hastanın çevresinden kopması, eylem ve düşünceleri üzerinde kontrol kaybı yaşaması, kendi bedeninin ve düşüncelerinin dışarıdan gözlemcisi gibi hissetmesidir.

Disosiyatif Kimlik Bozukluğu Tedavisi  

Dissosiyatif kimlik bozukluğu hastalığının belirli bir ilaç tedavisi bulunmamaktadır. Bu hastalığın tedavisi uygun bir psikoterapi yöntemi ile mümkün olabilmektedir. Çoklu kişilik bozukluğu semptomlarının birçoğu hasta ile terapi sürecinde ortaya çıkar. Hastalar terapiye başlayana kadar alter kişiliklerinden genellikle haberdar değildirler. Psikoterapi sürecinde alter kişiliklerin farkına varmaya başlarlar ve terapi ilerledikçe de alter kişiliklerin sayısı artar. Çoklu kişilik bozukluğu olan hastanın psikoterapi sürecinde terapist alter kişiliklerle ayrı ayrı konuşur. Terapist bu yöntemle uzun vadede hastayı bütünleştirmeyi amaçlar. Bu şekilde kendileri ile konuşulan alter kişilikler zamanla birleşmeyi kabul ederler. Bununla birlikte birçok dissosiyatif kimlik bozukluğu hastası tedavi sürecinin yoğun bir şekilde sürdürülmesi ve hastanın kendisine zarar vermemesi için hastaneye yatırılır.

Çoklu kişilik bozukluğu olan hastalar, psikiyatrist ya da psikologlara dolaylı belirtilerle müracaat edebilmekte, bu durum da tanı koyma problemlerine sebep olabilmektedir. Klinisyenlerce doğru tanılama işlemi yapılmasının çok önemli olduğu dissosiyatif kimlik bozukluğu, uygun bir psikoterapi programı ile tamamen tedavi edilebilmektedir.

Yorum bırakın
TÜM YORUMLAR (0)
Henüz yorum eklenmemiş