Çocuk ve gençlerde madde bağımlılığı; Bağımlılıkların sebebi sanayileşme, modernleşme ve kentleşmenin dayattığı algılardır.
Bu sorun ülkemizde ve dünyada yeni görülen bir sorun değildir. Bu durum uzun zamandır devam eden bir problemdir ve çocukları gençleri olumsuz yönde etkilemektedir. Genç nüfusu tehdit eden bir durum haline gelmiştir mutlaka önlem alınması gereken bir problemdir.
Bu algılar kişileri, her zaman beklenen sonucu vermemiş ya da istenen sonucu verse de beraberinde bireyi yalnızlaştırmıştır.
Çocuk ve gençlerde madde bağımlılığında baş etmek zorunda kaldığı problemlerin sayısı artarken, baş etme becerilerini azaltan ve bu durumda çözümü sağlıklı olmayan maddeyle destek ve denge sağlamaya çalışan bireylerin oluşumuna neden olmuştur.
Çocuk ve gençlerde madde bağımlılığı, yaşlılığa kadar uzanan geniş bir yelpaze içerisindedir.
Madde kullanımı başlangıçta sorunlar nedeniyle ortaya çıkan iç sıkıntı ve kaygıyı azaltmak için kullanılır. Fakat çok kısa bir süre sonra kendi başına diğer tüm sorunların toplamından daha önemli olmaya başlar.
Önemli bir toplum sağlığı sorunu olan çocuk ve gençlerde madde bağımlılığı mücadelesinde amaç;
Ülkemizde gençler arasında yapılan çalışmalara göre;
Çocuk ve gençlerde madde bağımlılığının en belirgin başlama sebebi ‘’merak’’ tır.
Biyolojik ve sosyal değişikliklerin yarattığı stresi azaltmak, arkadaş baskısı ve bir gruba dahil olma isteği de madde kullanımına başlamada diğer önemli nedenlerdir.
Ergenlik ve gençlik biyolojik, bilişsel ve sosyal alanlarda değişikliklerin olduğu bir dönemdir.
Çocuk ve gençlerde madde bağımlılığının başlama nedeni ne olursa olsun madde kullanmaya başlama, artan bir madde kullanımına ve diğer suç oluşturan olaylara neden olabilir.
Çocuk ve gençlerde madde bağımlılığı, genellikle 12-18 yaş aralığında alkol ya da diğer maddeleri denemek yaşla beraber artış göstermektedir.
Genelde yapılan tarama çalışmaları esas olarak problemli alkol veya madde kullanımı geliştirme riski yüksek olan ergen popülasyonunu hedeflemiştir. Bu ergen grupları sıklıkla okul devamsızlığı yapanlar, depresyon veya yıkıcı davranışı olanlar, evden kaçanlar, sıklıkla bar, pub ve diskoya gidenlerden oluşur.
Alkol bağımlılığı olan ana babaların çocukları, alkol bağımlılığının karmaşık genetik bir bozukluk olması nedeniyle yüksek risk taşıyan çocuklar olarak değerlendirilmektedir.
Alkol bağımlılarının çocuklarında dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu (DEHB), karşı gelme bozukluğu (KGB), davranım bozukluğu (DB), depresyon ve anksiyete bozuklukları kontrol grubuna göre daha yüksek oranlardadır.
Ailelerinden ayrı yetişmiş alkol bağımlılarının çocuklarında yapılmış çalışmalar, bu çocuklarda %25 alkol bağımlılığı saptamışlardır
Çocuk ve gençlerde madde bağımlılığı açısından risk olabilecek durumları araştıran çalışmaların sonuçlarına ruhsal hastalıklar önemli bir yer tutmaktadır.
Çocuk ve gençlerde madde bağımlılığının beraberinde psikiyatrik hastalıklar da gelişmektedir. Bunlar;
Çocuk ve gençlerde bağımlılık oranlarını etkileyen durumlar;
Gece özellikle müzik partileri için dışarı çıkan ve geç saatlere kadar eve dönmeyen gençlerde çocuk ve gençlerde madde bağımlılığı durumuna göre riskli gruplardır.
Arkadaşları madde kullanan çocuk ve gençlerde madde bağımlılığında riskin yüksek olması oldukça olağandır.
Çocuk Ve Gençlerde Madde Bağımlılığı Belirtileri
Yukarıdaki belirtilerin altında yatan sebepler araştırılmalıdır. Belirtileri olan kişiye ani tepki vermek kişide anne-babaya karşı güven kaybı oluşabilmektedir.
Çocuk ve gençlerde madde bağımlılığı tedavisinde üç ana yaklaşım söz konusudur. Bunlar;
Nüksün önlenmesi için gerekli psikoterapik yaklaşımlar ve ilaç tedavilerinden yararlanılır.
Çocuk ve gençlerde madde bağımlılığı tedavisi, ilaçlı ve ilaçsız olarak iki tedavi modeli uygulanır.
Çocuk ve gençlerde madde bağımlılığını sonlandırma motivasyonunu arttırma, baş etme becerilerini öğretme, yaşam desteklerini arttırmak, kişilerarası işlevselliğini arttırmak en çok kullanılan temel stratejilerdir.
Aileler, ergenlik ve gençlik yıllarının, özellikle arkadaş davranışlarından etkilenmeye çok açık hassas bir dönem olduğunun bilincinde olarak, gençlerin kişisel gelişimlerini ve bireysel yeteneklerini güçlendirmelerini teşvik ederek, akranlarından gelecek olumsuz baskılara karşı dirençlerini arttırmalıdırlar.
Ailelerin çocuk ve gençlerde madde bağımlılığını engellemek için yapması gerekenler;
Bağımlılıkta tedavi programı, bağımlılık çeşidine ve hastanın genel durumuna göre değişmekle birlikte kişiye özel tedavi planı uygulanmaktadır.
Bağımlılık tedavi programı mutlaka kişiye özel planlanması gereken bir beyin hastalığıdır bu noktada multidisipliner yaklaşım çok önemlidir.
Tıp dünyasında yüzyıllardır farklı tedavi yöntemleri kullanılmıştır. Antik çağdan bu yana hastalıkların iyileşmesi ile verilen mücadelede pek çok yöntem, pek çok ilaç bulunmuş ve insanlığın hizmetine sunulmuştur.
Modern tıbbın gelmiş olduğu son dönemeçte artık “Kanıta Dayalı Tıp” uygulamaları öne çıkmaktadır.
“Kanıta Dayalı” terimi ile kast edilen durum; Dünya üzerinde pek çok farklı merkezde ortaya çıkan tedavi yöntemlerinin hasta grupları üzerinde uzun süren çalışmalar ve takipler sonunda istatistik biliminin de katkılarıyla “plasebo” denilen etkisiz maddelere karşın tedavi edici etkilerinin gösterilmesidir. Rastgele ya da kulaktan kulağa, yahut sadece kişisel tecrübeler sonucunda ortaya çıkan tedavileri reddeden bu kanıta dayalı tıp hastalık tedavilerinin standardize hale gelmesinde önemli rol oynamaktadır.
Bilimsel yöntemler sonunda ortaya çıkan kanıtlar tüm bilim dünyasıyla paylaşılmakta ardından tedavi yöntemi ya da bulunan ilaç insanlığın hizmetine sunulmaktadır.